Ağ kablolamasında en yaygın yanılgı, işin "kabloyu bir yerden bir yere götürmek" olduğunu sanmak. Oysa nasıl götürüldüğü, hangi kabloyu kullandığınızdan daha belirleyici.
1. Mesafe sınırını aşmayın
Ağ kablosunun çalışabileceği bir mesafe sınırı vardır. Bunun ötesinde bağlantı ya hiç kurulmaz ya da kurulup sürekli kopar — ve bu arıza, sebebi bulunamayan türdendir. Uzak noktalar için araya aktarım cihazı ya da fiber gerekir.
2. Elektrik hattıyla yan yana uzun mesafe geçirmeyin
Ağ kablosu, elektrik hattının yarattığı manyetik alandan etkilenir. Aynı boruda ya da paralel uzun mesafede gitmesi parazite yol açar. Kesişmeleri dik açıyla yapmak, paralel gitmekten çok daha iyidir.
3. Keskin kıvırmayın
Kablonun içindeki tel çiftleri belirli bir düzende burulmuştur; keskin kıvrım bu düzeni bozar. Köşe dönüşlerini geniş yapmak gerekir.
4. Kablo bağını sıkmayın
Kabloları toplamak iyi, sıkmak kötü. Aşırı sıkılmış bir kablo bağı, kablonun içindeki düzeni ezerek performansı düşürür. Toplayın ama boğmayın.
5. Uçları düzgün sonlandırın
En çok hata yapılan yer burası. Uçta açılan burgu mesafesinin kısa tutulması ve sıralamanın doğru olması gerekir. Özensiz sonlandırılmış bir uç, kablonun tüm kalitesini boşa çıkarır.
Prize ya da panele sonlandırmak, kabloya doğrudan fiş takmaktan daha sağlıklıdır — hem daha dayanıklı hem müdahalesi kolay.
6. Etiketleyin
Çekerken iki dakika sürer, arıza anında saatler kazandırır. Her iki ucu da etiketleyin. Sistem odası düzenlemesinde en çok fark yaratan şey budur.
7. Test edin
"Bağlandı, çalışıyor" bir test değil. Bağlantı kurulmuş ama sınırda çalışan bir hat bugün sorun çıkarmaz, altı ay sonra çıkarır. Her hattın ölçülüp sonucunun kaydedilmesi gerekir.
Sonuç
Bu yedi kural, kablo kategorisi seçiminden daha çok fark yaratıyor. Kategoriler yazımızda da belirttiğimiz gibi: kötü çekilmiş bir Cat6, iyi çekilmiş bir Cat5e'den daha kötü davranır.